Esentepe Mah. Hz. Ebu Bekir Cad. No:72 Kepez/Antalya

Plastik Poşetler Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Plastik kökenli malzemeler, günümüzde yaşamımızın vazgeçilmez unsurları haline gelmişlerdir. 21. Yüzyılın malzemesi olarak vasıflandırılan plastikler; kullanım kolaylığı, hafiflik, esneklik, rahat işlenebilirlik, geri dönüşüm, ekonomik olma gibi sundukları bir çok avantaj sebebiyle her yerde görülmektedir. Plastiklerin çevreyi kirlettiği iddia edilmektedir. Oysa, kirletmek insan davranışlarının bir sonucudur. Plastik poşetleri, şişeleri ve diğer plastik ambalaj malzemelerini denize yahut doğaya atanlara yönelik tedbirler almamız, toplumumuzu bilinçlendirmemiz gerekmektedir, “kontrolsüzce kullanılan” ve gelişi güzel çevreye bırakılan plastikleri suçlu ilan etmek doğru bir yaklaşım değildir. Sonuçta plastiklerin yeri doğa değil ve plastikler de oraya kendi kendilerine ulaşmıyorlar. Bu mevzuda bireylerin sorumluluk almaları gerekiyor. Bu yüzden de çevre bilincinin artırılması ve geri dönüşümün öneminin anlatılması son aşama önemli… Ülkemizde bu alandaki en önemli sıkıntı kafi bilincin oluşmaması. Bunun bir sonucu olarak da atıklar kaynağında ayrı toplanmıyor ve geri dönüşüm yaygınlaşamıyor. Bu mevzuda yerel
yönetimlere de büyük görevler düşüyor.

Plastikleri kusurlu ilan edip, yasaklamak çözümün bir parçası olmayacağı benzer biçimde asıl soruna da gözlerimizi
kapatmak olacaktır. Halkımızı eğitmeyip, plastikleri de geri dönüşüme kazandıramıyorsak en iyisi yasaklayalım ve problemi bu şekilde çözelim yaklaşımı uzun vadede kimse için fayda sağlamayacaktır. Plastiklerin doğada çözünme oranlarına ilişkin ortaya atılan rakamlar 100 yıldan 1000 yıla kadar artırılabiliyor ki bunların hiçbir bilimsel dayanağı bulunmuyor. Daha kullanılmaya başlanalı 100 sene olmayan bir ürünün doğada 1000 yıl kaldığı iddia ediliyor ki esasen bu bile bu açıklamaların bilimsellikten uzak olduğunuz gösteriyor. Plastiklerin doğada uzun süre bozulmadan kalması mümkün değil neticede plastikler organik maddelerdir. Bir süre sonra çevresel şartlar ve oksijenin etkisi ile yıpranırlar ve yapı taşlarına ayrılmaya başlarlar. Örneğin bir market poşeti, doğada yalnız 8 ile 10 yılda tamamen yok oluyor. Hatta yeni teknolojiler sayesinde bu süre artık 1 yıla inmiştir.

Alışveriş poşetleri polietilenden üretiliyor. Polietilen, karbon ve hidrojen atomlarından oluşan organik bir yapı. Ayrıca son yıllarda poşet üretim sürecinde maliyeti azaltmak için polietilen doğada doğal olarak bulunan bir mineral olan kalsiyum karbonat katılıyor. Bu bildiğimiz tebeşir ya da mermer tozudur ve sakız ile diş macununda da  ullanılan zararsız bir maddedir. Organik olan plastik, doğada tüketildiğinde inorganik olan bu mineral geriye kalıyor. Mikroorganizmalar, karbon bazlı maddeleri kendi hayatlarını devam ettirebilmek için enerji kaynağı olarak tüketir. Oksijen bulunan ortamlarda karbon hücre içerisinde biyolojik olarak okside edilerek karbondioksit dönüştürülür. Hidrojen ise suya dönüşür. Plastikler de bu şekilde mikroorganizmalar tarafından yavaş yavaş sindirilir. Gıda ile temas edecek plastiklerin üretiminde eser miktarda kullanılan katkılar da aslına bakarsanız insan sağlığına zarar vermeyecek maddelerden seçilmektedir.

Plastiklerin üretim ve geri dönüşüm aşamalarında en az enerji tüketen, bu yönleri ile en çevreci ürün oldukları konusunun altını önemle çizmek gerekiyor. Bir çok açıdan büyük avantaj sağlayan plastikler, hafifçe malzemeler oldukları için nakliyede harcanan enerjiden de önemli oranda tasarruf edilmesini sağlıyor. Almanya’da Ambalaj Piyasası Araştırma Kurumu tarafından yapılan bir çalışmaya nazaran bugün plastikten üretilen ambalajlar eğer ahşap, cam, kağıt, karton yada alüminyumdan üretilseydi, ambalajların ağırlığı ve buna bağlı olarak nakliye giderleri 4 katına çıkacaktı. Bu ambalajları üretmek için iki katı enerji harcanacak ve çöpün hacmi de 2,5 kat artacaktı.

Kanada Plastik Derneği’ne göre dünyadaki tüm plastik torbaların atıkları, günümüzde sokak ve çevremizde görünen sigara izmaritleri, şişeler, teneke kutular ve besin ambalajı benzeri çöpler içinde yani toplam atıkların bir tek yüzde 1’inden az bir yer tutuyor. Bu yüzde l’in ancak yüzde 25’ini plastik torbalar kaplıyor. Buna karşılık, çöplerimizin üçte biri gıda atıkları, dörtte biri ise kağıt ve türevi atıklardan oluşuyor. Bu da gösteriyor ki plastikler çevre açısından yalnız göreceli kirlilik oluşturuyor. Günümüzün plastik poşetlerinde, ilk kullanılmaya başlandıkları 20 yıl önceye bakılırsa yüzde 70 oranında daha azca plastik kullanılıyor. Oysa diğer asla bir endüstri branşında kaynakların minimize edilerek korunması yönünde böyle bir yol alınmamıştır.

Kaynak tasarrufu sağlayarak çevrenin korunmasına yardımcı olan plastiklerin üretilmesi için dünya toplam ham petrolünün yalnız yüzde 4 tüketiliyor. Bunun da bir tek yüzde 3’ünden plastik poşet üretiminde kullanılan PE (Polietilen ham maddesi üretiliyor). Sadece, örneğin otomobillerdeki her 100 kilogram plastik parça Avrupa’da benzin tüketimini yılda 12 milyon ton, CO2 emisyonlarını da yılda 30 milyon ton azaltıyor. Doğrusu petrolün yüzde 4’ünü tüketen plastikler, kalanının da daha az tüketilmesine yardımcı oluyor.

1992 senesinde yapılan bir çalışmada, plastik ambalaj kullanımı ile Amerikalı üreticilerin 336 trilyon BTU enerji tasarrufu yaptığı ortaya kondu. Bu enerji, 58 milyon varil petrole, 9,2 milyar m3 organik gaza veya 14,5 milyon ton kömüre eşdeğer.

ABD’nde faaliyet gösteren Progressive Bag Alliance (Yenilikçi torba Birliği), tek kullanımlık plastik torbaların, kâğıt torbalara göre çok daha çevreci bulunduğunu yaptırdığı araştırmayla kanıtladı. Mevzuya ilişkin hazırlanan raporda, tek kullanımlık plastik torbaların üretim, işleme ve geri dönüşüm aşamalarında en az enerji tüketen ve çevresel etkisi en az araç-gereç bulunduğunu gösteriyor. Rapora göre plastik torbalara alternatif olarak gösterilen kâğıt torbaların üretimi için harcanan enerji, tek kullanımlık plastik torbalar için harcanan enerjinin 4,5 katı; gene kâğıt torbaların taşınmasında harcanan enerji ise plastik torbaların taşınmasında kullanılan enerjinin 3 katı. Toplamda ise kâğıt
torbalar için 73 kWh enerji harcanırken plastik torbalar için kullanılan enerji ise yalnız 14 kWh.

Meydana getirilen araştırmada, dünyanın giderek en önemli gündem maddelerinden biri haline gelen katı atık
mevzusunda da plastik torbaların daha azca atık oluşturduğu ve bu bakımdan daha çevreci olduğu görülüyor. Raporda, 1000 adet plastik torbanın 4,7 kilo katı atık oluşturduğu buna karşılık aynı adetteki kâğıt torbaların ise bu rakamın ortalama 7 katı kadar şu demek oluyor ki 33,9 kilogram katı atığa niçin olduğu belirtiliyor.

Raporda, tek kullanımlık plastik torbaların kâğıt torbalara tercih edilmesi halinde sera gazı emisyonunun azalacağı ve bunun da küresel ısınmayı yavaşlatacağı vurgulanıyor. Ayrıca kâğıt torbaların üretimi için ağaçların kesilmesinin de ekosistemdeki dengeyi bozduğuna ve çevreye zarar verdiğine de yer veriliyor. Meydana getirilen araştırma, küresel ısınma nedeniyle dünyada su kaynaklarının değerinin çok daha arttığı şu dönemde tek kullanımlık plastik torbaları tercih etmenin çok daha önemli olduğunu gösteriyor çünkü plastik torbalar çok daha az su tüketilerek üretiliyor. Raporda, 1000 tane kâğıt torba için 3 bin 785 litre, aynı adetteki polietilen plastik torbalar içinse sadece 30 litre su harcandığının altı çiziliyor.

Kâğıt torbaları üretmek için ağaç keserek, çevreye zarar verildiğini, ekolojik dengenin bozulduğunu da göz önünde bulundurmalıyız. Ayrıca plastik poşetlere alternatif olarak sunulan bir öteki ürün olan bez torbaların üretimi için de pamuk yada benzeri bir ürün kullanılması gerekir. Tarım alanlarının daraldığı, su kaynaklarının azaldığı günümüzde, plastik benzer biçimde kolay üretilen, üretirken daha azca enerji kullanılan, geri dönüştürülebilen çevreci bir ürünü kullanmak yerine, pamuk vb. Tüketmek doğru bir seçim olmayacaktır.

Plastiğin sunmuş olduğu avantajlar nedeniyle yerine başka bir malzemeyi tercih etmek çok güç. Örneğin, yağmur yağdığında satın aldığınız ürünleri kâğıt ve bez torbayla ıslanmadan taşımamızın zor olduğu gibi. çağdaş dünya, plastiklerle ve öteki atıklarla ilgili olarak, 3R olarak kısaltılan “Reduce (Azalt), Reuse (yine Kullan) ve Recycle (Geri Dönüştür)” yaklaşımını tartışıyor, benimsiyor. Plastikleri, verimli bir şekilde kullanıp, geri dönüştürmeliyiz. Örneğin, kâğıt en fazla 5 kere geri dönüştürülebilir oysa plastiği daha çok defa geri dönüştürebilirsiniz. Bir plastiği geri kazanım için eritirken 120 ile 200 derece içinde ısıtılırken, alüminyum (Alu) için bu oran için 650 derece cam için ise tam 1.400 derecedir. Görüldüğü benzer biçimde plastikler hem geri dönüştürülebilir bununla birlikte geri dönüşümü için en az düzeyde enerjiye ihtiyaç duyan bir malzemedir. Bir ürünün yaşam döngüsü düşünülürken üretimden tüketime ve geri kazanıma kadar bütün bu basamaklar göz önüne alınmalı ve yarar, maliyet, çevre temelinde bütüne bakmakta önemli faydalar vardır.

Plastikler, sürdürülebilir kalkınmaya önemli katkıda bulunuyor. Toplumsal ilerleme açısından daha çok sayıda insanoğlunun sıhhat ve yaşam açısından yüksek standartlara ulaşmasını sağlıyor. Plastik kullanımı gelişmişliğin bir göstergesi olarak kabul ediliyor ve özellikle gelişmiş ülkelerde plastik kullanımı artıyor. Tüm dünyada ve Avrupa’da, plastik poşetlerin yasaklanması söz mevzusu değil. Belli bir ücretle satılması, vergi getirilmesi, yine belli bir ücret karşılığı geri alınması gibi yöntemler uygulanıyor.

Günümüzde insanlık her alanda olduğu şeklinde haiz olduğu bütün kaynakları verimli kullanmalıdır. Bu vaziyet çok doğal olarak plastik poşetler için de geçerlidir.

Buraya kadar paylaştıklarmızla plastik poşetlerin sanılanın aksine çevreci bir araç-gereç olduğunu ortaya koyduğumuzu düşünüyoruz. Unutmayalım ki problem plastik veya başka bir malzeme problemi değildir. Problemi çözmek için elimizdeki malzemeyi maksimum fayda prensibiyle kullanmalı ve geri dönüşüm bilincini tüm topluma yaygınlaştırmalıyız. Plastik poşetlerden caymak ve onları tek kusurlu olarak ilan etmek bir tek sorunun boyutunu değiştirecektir ve hiçbir süre çözümün bir parçası olmayacaktır. Plastik esaslı poşetler ve öteki ambalaj malzemeleri, temel gereklilikleri sağlayan, ekonomik, sağlık kuralları ve normlarına uygun (FDA, EU Normları vb.) olup, birim olarak çok düşük kütle ağırlıkları, yoğunlukları sebebiyle alternatiflerine nazaran çevreye daha uygun malzemelerdir.

Türkiye’nin ve yakın coğrafyamızın, plastik ve ambalaj sektörünün kapasite ve iş hacmi açısından en büyük kurumu olan Lider Buz Ambalaj, yukarıda belirtilen tüm konularda hassas, titiz, arge ve innovasyon çalışmalarıyla ülkemiz ekonomisine ve tüketicimizin yararına olan katkılarını arttırarak devam ettirmektedir.

Ürün ve Hizmetlerimiz Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin Bizi Arayabilirsiniz: